İçimden geldiği gibi
10 Mayıs 2012 Perşembe
| etki tepki |
2 Mart 2012 Cuma
Met/Üst
| etki tepki |
| etki tepki |
1 Mart 2012 Perşembe
Uykuya dalıp gitsem bile
Sevgi,aşk ne haltsa adı,o duygunun saflığı,o duygunun iki ayrı insanı,her koşulda,farklılık gözetmeksizin birleştirdiğini,bir arada tuttuğunu,ve geri kalan her şeyin gereksiz ayrıntılar olduğuna inandım hep..Ve öyle de yaşadım..
Her insanın yapısı,karakteri,zevkleri farklıdır,ve insan çift değil ''bir'' olmayı seçtiğinde karşısındakini her haliyle kabul etmeli,onu değiştirmeye uğraşmamalıdır ki o insanla tek bir yolu paylaşabilelim..Ego;insanı başkalaştıran,çirkinleştiren bir hastalıktır,onunla baş etmek zordur,ama imkansız değildir.Egonu geri plana atabilecek kadar sevebilmek başka bir insanı..İşte bu önemli..
Sevgi emek ister demişti bir filmdeki esas kadınımız.Katılıyorum..Emek olmadan bir şeyin olmadığı gibi..Hepimizin bildiği,ama bilmezden geldiği gibi..
Dün tatsız,tuzsuz bir gündü benim için ve dolayısıyla bu ruh halimi paylaşmak istediğim insan benim ''diğer'' yarımdı..
Dün beni üzen konunun baş kahramanı ise canımın var oluşunun kaynağı olan,kanım,canım,geceleri başucumda sabahlayan,bana annemle beraber ninniler söyleyen babam..
Babamın hastalığı,ve ardından bu denli çöküşü beni derinden yaraladı,kendimi çok çaresiz hissettim..Beni bu dünyaya getiren insanların bir gün yanımda olamayacakları düşüncesi birden kalbimi yakıverdi..Hayat böyle diyip geçmeliydim belki,ama geçemedim..
Ben sevdiğim herkesi,her canlıyı koşulsuzca sevdim..Babamı da..
Babalığı belki insanların tanımına göre taşıyamayan ve bu yüzden eleştirilen adamı..Ve herşeye rağmen çocuklarına deli gibi tapan adamı..
Bir gece..
Yatağımda ağlamaktan kıpkırmızı olan gözlerimle aynada karşılaştığım anda her koşulda yanımda olan dostumu aradım,beni şaşırtmayan sakin sesiyle,işten tam o anda çıktığını beni bir yerde bekleyip buluşabileceğimizi söyledi..saat 00:00 civarıydı üstelik..
Kalktım,gittim..
Herşeyden konuştuk,sohbet ettik..Öyle iyi geldi ki..İlaç gibi..
İnsanız,ve aile duygusu denen bir şey var..Ne olursa olsun,hastalık gibi bir durumda,negatif değil,poziitif yanımız hareket eder,ve bu da insan olmamızın bir parçasıdır bizden hiç kopmayan..
İsterse Dünya'nın en kötü insanı olsun-ki değil-,akan sular durur, o insanın hayatı tehlikedeyse ve bizlerin sevgi ve şefkatine ihtiyaçları varsa..
Dünya umrumda olmaz,ben babamın elini bırakmam..
Kızsamda bazen,eleştirsem bile,bazen kavga etsek bile..O adam benim ''ilk aşk''ım..
Beni her zaman sevgi dolu sözlerle karşıladı,her gece uyumadan önce,her sabah uyanınca yanağıma ilk öpücük konduran kişi oldu,yaşı tutmadığı için bara alınmayan kızını rock konserlerine bile götürdü,ilk klasik müzik cd'mi o aldı,ilk tuvalimi,ilk paletimi de..Üretken yönümü keşfetmeme ilk yardımcı olan kişi de o oldu..
Hep güçlü,dimdik durmamı öğütledi,kendi yapamadığı her ne varsa onları bende görmek istedi,umarım bir kısmını başarabildim..
Evet,o çok güçlü bir adam olamadı belki hiç,belki geleceğini düşünmeden,anını yaşadı sadece..Belki de hayatta tek önem verdiği şey sevgiydi..
Planlar yapmayı beceremediği için onu cezalandırmamı,ve ondan desteğimi çekmemi beklemeyin asla!
Sevdiğim kimseyi yarı yolda bırakmadım,güçsüz düşene de her zaman elimi uzattım..
Benim de tek doğrum bu!
Bu insan benim babam..
Canımın canı,beni var eden insan..
Dikkat et!Bu noktada saf sevgi var!
Gerisini sorgulamaya da gerek yok..
http://www.youtube.com/watch?v=etP8eQwzySw
Bırakıp gitme sakın beni..
| etki tepki |
21 Ocak 2012 Cumartesi
Yeni yaş
Her istediğimi ellerinden geldiklerince yaptılar,hiçbir isteğimi reddetmediler,bazen kızdırsam da onları hep sevdiler,kucak açtılar bana..Şefkatle..Şımarıklığım da bundandır belki..Bilemiyorum..
Artık farklı şehirlerde oluşum nedeniyle her sene olduğu gibi bu sene anne ve babacığımla olamadım..Ancak bu sene,hayatın bana en güzel armağanı olan,yaşamımın en değerli tüm anlarının yaratıcısı olan ''Samikom''ile karşıladım yeni yaşımı..Güzel bir yemek yedik,şarap yudumladık el ele,güle söyleşe..Eve döndük ailesi ile mum üfledim,pastamı kestik..Annesi çok şirin bir kolye hediye etti bana.Huzurla,güzelliklerle dolu geçti akşamım.
Ailemle telefonla görüştük,biliyorum beni Fethiye'de gecikmeli bir doğumgünü kutlaması daha bekliyor:) Bu akşam ablama gidiyoruz,onunla da hasret gidereyim bi..Çok özledim miniğimi:)
Köfte ameliyat oldu,onu fazla mıncıklayamayacak olmak biraz sıkıcı,ama Ponçik ve Şans'ı bol bol sevmeyi planlıyorum..Maya'yıda bi yakalasam onu da sevicem de hanımefendi cool takılıyor ne yazık ki:)
Şimdi sevgiliyi bekliyorum,bu arada dersimi de çalıştım,pazartesi sınava biraz daha hazırım..Sınıf ortalamam beklediğimden de iyi geldi,sınavdan orta bir puan almam yeterli olacak geçmem için..İşte bu da sevgiliye en güzel armağan olacak(tabii bana da:)
Şimdi 23 oldum,hayatı yaşamam gerektiği gibi yaşadığıma inanıyorum..Sevdiğim her şeye ve herkese minnet duyuyorum beni var eden tek şeyin sevgi ve huzur olduğunu ve bunları da hayata borçlu olduğum için..
Genç kadının dilekleri ise şöyle;
1-Lütfen hayvanların yaşama haklarını elinden almayalım
2-Lütfen elimizde olan her şeyin kıymetini bilip,hayatın bitimli bir döngü olduğunu unutmayalım
3-Lütfen insanlar birbirine daha fazla saygılı davransın(özellikle toplu taşıma araçlarında)
4-Doğaya ve ondan yararlandığımız sonsuz nimetlere özenle yaklaşıp,koruyup kollayalım
5-Aile olgusunun önemini asla unutmayalım ve kimseyi kırmayalım
6-Bu liste uzar gider
Sonsuz sevgi..Tek gerçek olan şey..
Hadi bana iyi büyümeler..
| etki tepki |
17 Ocak 2012 Salı
Vazgeç-me-k
| etki tepki |
12 Ocak 2012 Perşembe
Sonra bir ev boyadım sana,kapısı mavi,zili deniz..
| etki tepki |
15 Aralık 2011 Perşembe
Pazar kokusu
Bu gün pazara gittim,ailemden çok uzakta bir şehirde ve yanımda annem yokken..
Artık koca bi kız olduğum için kimsenin elimden tutmasına gerek yoktu tabii ki,ve pazarda hiiiç kaybolmadım çocukluğumdaki gibi..Eski günler geldi aklıma,huzur doldum bu koca şehirde..Ama eksikti bir şeyler,Annemin eli yoktu avuçlarımda neticede..Bak kaybolursan bırakırım giderim seni hadi ayrılma yanımdan diyen tatlı sesi yoktu..Anneler her zaman çok daha derin,çok daha fazla düşünürler her bir noktayı..Pireyi deve yaparlar,bir pire için bin yorgan yakarlar..Annem hep derdi,herkesin annesi gibi;anne olunca anlarsın kızım..Ah annem ah,anne olmama gerek kalmadı seni anlamam için,şimdiden bile anlıyorum ben senin kalbinin tedirginliklerini..(Zaten anne olma lütfuna erişirmiyim ömrümde bilemiyorum)..
yazıya pazarla başlayıp,annelikte bitirmekte bir tuhaf oldu ama konsept yazısı değil bu,bugünkü hislerimi bi parça olsun aktarabilmekti buralara..ileride okuyup okuyup yad edebilmek için bugünlerimi..unutmamak için değerlerimi..
Ps:mutluluk minik pırıltılarda gizli,görmek isteyene...
| etki tepki |
13 Aralık 2011 Salı
lay lay lom
| etki tepki |
10 Kasım 2011 Perşembe
Ada havası aşk fısıltısı
Sessizsedasız kilisenin içinde soluklanış ve bir kitapçık ile duvardaki ikonaları inceleyiş..derinlerden,gerilerden gelen o mistik ilahi tınıları..herşeyiyle büyüleyici bi atmosferdi,iyi ki gidip görmüşüz,iyi ki havasını solumuşuz..
oradan lunapark meydanına inip,rum yetimhanesi yoluna vurduk kendimizi,hava kararmaya başlamıştı,adada bir akşam vakti bilmemkaç kilometre yol yürüdükten sonra yetimhaneyi görmeden dönmek istemedik ve gördük dünyanın ikinci büyük ahşap yapısının harebeliğini!
üzüldüm,düşündüm önünde soluklanırken bi iki bekçi köpeğinin nezaretinde baktımda baktım o viraneye,kim bilir kaç çocuk büyüdüde koca koca insanlar oldu,hayatın keşmekeşine karıştı diye..
ve zamanın çürütücülüğüne terkedilişine anlam veremedim neden neden neden anılarımıza sahip çıkmıyoruz diye..
adadaki rum nüfus azalmış,oysa bir zamanlar hep onlar varmış,insanları yuvalarından gitmeye sürükleyen şey sen ne kötü bi şeysin!
görmek istediğimiz bir çok yer vardı ama vapura yetişmeliydik,adaya veda zamanı gelmişti..
bostancı vapuruna bindik evimize doğru yorgun yorgun yola çıktık içimizde bi huzur ile birlikte..
evimize döndük,mis gibi bir ıhlamur demledi sevgili,adayla ilgili biraz bilgi toplarken internetten ertesi sabahta adaya gidip göremediğimiz yerleri görmenin sinsice planlarını yaptık:)erkenden yatıp uyuduk yasemin kokulu düşlerimizle..
sabah kahvaltımızı yapıp hoop yine çıktık yola,ada vapuru,gri gökyüzü,yağdı yağacak görüntü,biz deli gibi mutlu..
ver elini ada sahillerinde bekleyen sevgili:)
kedi mırıltıları,köpüşlerin tatlı bakışlarıyla bol bol hasret giderdim,tutamadım kendimi..
öğlen yemeğimizi yiyip,adanın diğer kısmının ara sokaklarında dolanıp,ermeni kilisesini,çok merak ettiğim şakir paşa köşkünü(gördükten sonra köşkü apartmana çeviren zihniyete biraz küfür etsemde),sinagogu da gördükten sonra (sinagogunda yüksek duvarlarına söylensemde)esas rotamıza döndük,Aya Nikola Manastırı'na..
Yol düz ama uzundu,yürüdük,yürüdük yürüdük,gözlü evi,reşat nuri evini de geçtik,akşam loşluğu çökmüşken vardık adanın diğer ucundaki bembeyaz manastıra,ziyarete kapalı,içinde suratsız bir kadın ve köpeği,köpeği çok cici(kadının aksine) baktık uzaktan öylece,elimizdeki harita rum mezarlığının yakınında olduğumuzu söylüyordu sevgili dedi hadi burayıda görelim biraz üfledim biraz püfledim gittik bi gayret,karanlıkta beyaz mezar taşları suskun,küskün,yılların acımasızlığıyla biraz üzgün olsalar da yinede görkemliydiler..
hoop yine eve dönüş yolu,bacaklarımdaki sızıyı göz ardı ederek iskeleye döndük ben hiç dönemeyeceğimizi düşünmeye başlamışken..:)
akşam yemeğimizi yedik,günün yorgunluğu ve kucak dolusu anılarıyla huzurlu bir akşamıda sonlandırdık birlikte huzurlu bir güne daha uyanacağımızı dileyerek..
bunlarda minik anılardan bir kaçı..
| etki tepki |
30 Eylül 2011 Cuma
bi kaç anı daha,yaz kızım...
| etki tepki |
20 Temmuz 2011 Çarşamba
Yol çok uzun..
Gerçek bu ama elimden bişey gelmiyor,üzülüyorum,özlüyorum daha gitmeden ama ne yapabilirim?Ulaşılması gereken amaçlar,hedefler neler neler var,yol çok uzun,yol çok çetrefilli..
Her ayrılışta biraz daha büyüyorum sanki,ve biraz daha az acıyor kalbim..aslında yine ağlamazdım da..oldu bişeyler bu gece..
Evimin kokusu,babamın rakısı ah o fesleğenli akşamlar..
Anneciğimle kapı önü sohbetleri,karşı komşu saliha ninemin muzip şakaları..Mahallemin pisicikleri..
köpüğümün patilerini öpmeye doyamadım yine.yine yapmak istediğim herşeyin bi kısmını yapamadım ve yine çok uslu bi kız olamadım..
Ara sıra üzdüm herkesi,özellikle yaptığım o salaklık yüzünden herkesi bi kez hayalkırıklığına uğrattım ve babamın gözlerinde acıyı farkettim..Ve çok ama çok üzgünüm..
Giderken insana bi hüzün geliyor,her anı kafamda canlanıyor..bugün radyoda çalan bi şarkı bile ağlattı,köpük gideceğimi anladı bakışındaki masumiyet beni ağlattı....
Gidiş mesele değil de özlemek denen şey her daim var olacak hayatımda,birileri sürekli bi yerlere veda etmek zorunda kalıyor hayatın kuralı birazda ayrılıklar üzerine..
Elimden gelse sevdiğim herkesi cam bi fanusa kapasam ve valizimde taşısam..Gittiğim heryere onlarda gelse..
Evet evet aslında onlar hep benimle,ne tarafa gidersem gideyim zaten elimden tutuyorlar..Her zaman olduğu gibi,her zaman yoluma ışık oluyorlar..
Annem,babam,büyükanne,abla..
Işığınız için minnettarım,bazen belli edemesem bile..
| etki tepki |
13 Temmuz 2011 Çarşamba
Yine veda?
buradaki huzuru ve mutluluğu geride bırakmak içimden gelmiyor,ama yapmalıyım bunu..büyü artık büyü dido...aile her zaman yanında olamaz inandır şuna kendini,mızıkçılık yapma yeter...
al çantanı ve büyük insanlar gibi veda et sevdiklerine,yoluna git,yolunu çizmeye devam et..yap artık bunu..koca kış evde oturdun dizlerinin dibinde,okulu dondurdun ettin,yetmedi mi evde onlarla kalmak..hadi artık,büyük bi kız gibi davran,önce rol yapmaya başla,sonra kendini inandır,sonra gerçekten öyle biri olacaksın zamanla..
sana 20 gün süre dido..20 gün sonra aklını başına devşirip,yola çıkacaksın..ve ağlamayacaksın..
istanbulda'da yalnız değilsin üstelik,dostların ve ablan orada,sevdiğin şeyler,sevdiğin pek çok yer var,huzur bulabildiğin,nefes alabildiğin..onlarla yetinmeyi öğreneceksin yine,yine yine!!!
ve çok sevdiğin okulun için böyle yaşamayı göze almak zorundasın..başka türlü olmaz,başka yolu yok!!!
hadi bakalım,veda etmeye başla yuvandaki her bir anıyla...
| etki tepki |
4 Temmuz 2011 Pazartesi
| etki tepki |
2 Temmuz 2011 Cumartesi
Yeah!
| etki tepki |
30 Haziran 2011 Perşembe
"La parade" Yann Tiersen
| etki tepki |
16 Haziran 2011 Perşembe
Mom,madre,mére?
bu miskinlik hali daha ne kadar sürecek tanrım?yok yok ama ya,annem dün gece ailesini ziyarete gitti,20 gün filan gelmez,ev bana emanet..breh breh..koca bahçeyi yıktı üstüme,birazdan mesaim başlar,evi sil süpür didem,toz al didem,akşam yemeği için sebzeleri ayıkla suya bas didem,kedilerin ve köpüğün mamalarını hazırla didem,çiçeklerin kurumuş yapraklarını temizle didem,koca hortumu musluğa tak didem,bütün ağaçların diplerini eşele didem,bahçeyi sula didem,çamaşırları makineye at didem,duşa gir didem,insana benze didem,ve akşam olur,baba gelir,babaanne ve mahallemizin other yaşlı insanlarıyla kapı önü çay muhabbetinde hazır bulun didem..
eh,bakınca aslında pek te miskinlik yapacak vaktim e de halim kalmayacakmış,teşekkürler anne!
şaka maka özlücem seni,çabuk gel bu bahçe sensiz ne yaparsam yapayım eksik kalır,çiçeklerin küser,akşam sefaların boynunu büker..sonra benden bilirsin bi de :) tanırım seni:)
Aşkım annem..
| etki tepki |
15 Haziran 2011 Çarşamba
| etki tepki |
3 Haziran 2011 Cuma
La plage - Yann Tiersen
| etki tepki |
nefes
Sevmek bile acı veriyor artık başka bir kalbi,çünkü bu zamanlarda aşklar gitmeler üzerine kurulu..Şarkılar gitmeler üzerine yazılı..Filmler bile çoğu zaman mutlu son değil..
Her yerde yarım gülücükler,yarım sevmeler,yarım sevişmeler,yarım ağızla söylenen aşk sözcükleri..
Kimse sevdiğine dört elle sarılamıyor,sarılamıyor çünkü çekip gideceğini en baştan biliyor..Bu düşünceyi aralarına kara çalı gibi sokuyorlar..Ne acı,biteceğini bile bile sevmeye çabalamak..Ya da çok seversem götü kalkar lan bunun şimdi diye düşünenler,seversen kaçar,sen kaç ki,o kovalasın mantığındaki insanlar..Birbirlerini dolduruşa getiren kankalar!
Ne zaman sevgimizi ölçer olduk telefonumuza gelen mesaj sayılarıyla,facebook ilişki durumlarıyla,like'larla bilmem neyle..
Ne zaman tükendi sevgilinin yol kenarından kopararak verdiği tek bir papatya dalının insanda yarattığı o müthiş sevinç?
Teknoloji iyi hoşta,farkındamıyız robotlaştığımızın?
Aşklarımızı bile sanaldan yaşar olduk,sevgiliye günaydın demenin sıcaklığını unuttuk..
tutsa elimden sevgili,hadi kalk gidiyoruz dese,nereye diye bile sormam!
Gidelim mis gibi doğada kamp yapalım,dere tepe,çayır çimen yollar katedelim,gidelim bambaşka bi ülkede adını sanını bilmediğimiz insanlarla içip sarhoş olalım..Gecenin karanlığında sokakta şarkılar söyleyerek yürüyelim..
Doğallığa susuyorum,inanın doğallık denen o hissiyata susadığım oluyor..Zaman herbirşeyi mekanikleştirmiş,insan gibi yaşamayı bile unutmuşuz..emek harcayarak bi şeyler ortaya çıkarmayı mesela..Mesela evde yapılmış ekmek kokusunu,mesela minik taze çileklerden reçel yaparken evin dört bi yanını saran o nefis kokuyu..Toprak kokusunu..
Süper marketlerin,sitelerin,halı yıkamacıların,poşette satılan ekmeklerin kölesi olmuşuz..
soba çıtırtısıyla ısınmanın hasretini ara sıra konuşur olmuşuz..
şu gün bu dizi var iyvaah çok heycanlı bi yerde kaldı,misafir gelicek izleyemicem gibi dialogların sahibi olmuşuz..
asansörün,mikrodalgaların,dondurulmuş gıdaların,limon kokulu çöp poşetlerinin bağımlısı olmuşuz..
hala ve hala çok fazla tüketiciyiz,üretmek lazım,daha fazla duyarlı olmak lazım..Mesela meyve sebze artıklarını çöpe atmamak gibi,bahçeye gömüyoruz,ve ileride filizleniyorlar,geçenlerde gömdüğüm patates kabuklarından patates çıktığını gördüm,eskiden böyle bişeyi bilmezdim,doğanın geri dönüşümü öyle muhteşem ve büyüleyici ki..hayret ediyor insan..toprağa nefes verdikçe,o da sana tüm sevecenliğini gösteriyor..doğadaki herşey muhteşem bi döngü içinde,biz insanlar bunu bozmaya çalışıyoruz kendi hayatlarımızı kolaylaştırmak adına..Denizlere dolgu sahaları yapılıyor,üzerine siteler..
Dağları delip,tatil köyleri yapılıyor,daha fazla turist için..iyi de doğa bunun intikamını almaz mı bizlerden?
Haklı kim olacak o gün geldiğinde?Doğa bizden hesap sorduğunda,onu suçlamaya yüzümüz olacak mı acaba ?
Ben elimden geldiğince etrafımdaki insanları en azından doğaya daha az zarar verelim diye aydınlatmaya çalışıyorum..mesela daha az elektrik tüketmeye,daha çok yerli malı kullanmaya,daha çok pazarlardan alışveriş yapmaya yönlendiriyorum..Etiket bağımlısı olmaktan kurtulalım istiyorum..
Ben;
kapımızın önünde otururken mis gibi hanımeli kokusunu duymayı çok seviyorum,yeşili ve maviyi,o harika ikiliyi çok seviyorum.
Doğadaki uyumun minik bi parçası olalım istiyorum..
Sadece bu..
Sevgi ile yaklaşmalı doğanın her bir parçasına..
| etki tepki |
30 Mayıs 2011 Pazartesi
Öyle,böyle..
Deniz sezonunu ben hala açamadım,hazirana giriyoruz hala tık yok...yeni bikinimle güneşlenmek istiyorum artık,ölüdenizi de çok özledim...:)o değilde en sevdiğim halhalımı düşürmüşüm yahu sabah sabah farkedince üzüldüm..bugün çok işim var,annemler çarşıda,temizlik bana kaldı,sonra dolabımı yeniden düzenlemem lazım,odamı toplamam lazım,oje sürmem lazım:) giymediğim kıyafetlerimi ayırmam lazım bi kenara..Kitaplığımda karman çorman olmuş,onlarıda düzenliyim bari..Neyse günün planı budur,geceyi bilemem ama şimdilik bu kadar..:) haydin görüşürük..
| etki tepki |
15 Mayıs 2011 Pazar
karelere yansıyan huzurlu anılardan..
| etki tepki |
12 Mayıs 2011 Perşembe
8 Mayıs 2011 Pazar
Gayatri Mantra
| etki tepki |
22 Nisan 2011 Cuma
The Reader'dan..
| etki tepki |
20 Temmuz 2010 Salı
Mahrem'den..
| etki tepki |
15 Haziran 2010 Salı
Gitmek
Küçük bir sahil kasabasina
Bir baska ülkeye, daglara, uzaklara...
...Hayatindan memnun olan yok.
Kiminle konussam ayni sey...
Herseyi, herkesi birakip gitme istegi.
Öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Herseyi, herkesi götürdün demektir..
Keske kendini birakip gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hani kendimizden raziyiz diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herseyi yüzüstü birakmak göze alinmiyor.
Böyle gidiyoruz iste.
Bir yanimiz "kalk gidelim",
öbür yanimiz "otur" diyor.
"Otur" diyen kazaniyor.
O yan kalabalik zira...
is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma dugusu...
En kötüsü aliskanlik
Aliskanligin verdigi rahatlik,
Monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor.
Kaliyoruz...
Kus olup uçmak isterken, agaç olup kök saliyoruz.
Evlenmeler...
Bir çocuk daha dogurmalar...
Borçlara girmeler...
isi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor.
Misal ben...
Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum.
Degil busehirden gitmek,
iki sokak öteye tasinamiyorum.
Alip götürsem gelmez ki...
Bütün sokagim köpegim oldugunun farkinda
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sirtinda yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir;
Evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatimiz küfeler.
Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazim.
Barik ufak kaçislar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakasi
Hepmiz kaçabilsek...
Bütçe, zama, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra baska mecburiyetler
Sikisip kaldik.
Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli
Bu kadar agir olmamali.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karsiligi, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar midir bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar asik olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittigim olmadi hiç.
Ama olsun... istemek de güzel.
[ Can Yücel ]
| etki tepki |
İçimde azgın fırtınalar
Yüreğim çarpmaya korkuyor..
...Hani
"Gel" deseydi
Ölmek bile olsa karşılığı
Giderdim..
Demedi..
Azlığından değil aşkın
Çokçalığından
Kıyamadı..
Çoktu onun da susmaları
Akıtamadığı yaşlar kadar çok.
Ağlamadı
Ağlamıyor
Ağlayacağını da sanmıyorum
Belki de konduramıyor..
Göze..
Yaşı..
Bilinmez..
Neyse işte
Bazı şeyler
Bazı anlar
Bazı hüzünler
Bazı güçler
Sevmekle aşılamıyor.
(kaynağı bilinmemekte)
| etki tepki |
| etki tepki |
3 Haziran 2010 Perşembe
Nedensiz de sevilir
| etki tepki |
21 Nisan 2010 Çarşamba
Bahar
Herşeye karşı bir boşvermişlik sardı dört yanımı.Tatsız tuzsuz herşey.
Eksik.
Boş.
Özlediğim herşey çok uzakta.
Yaklaşmam mümkün değil.
Odada bir başıma müzik dinlemekten ve saçma bir şekilde internet denen illetle vakit geçirmekten başka bir şey yok elimde.
Ha güzel bir kitaba başladım tek yararlı şey olaraktan.
''Gösteri Peygamberi'' Chuck Palahniuk
sayfalarda hikayede sondan başa doğru gidiyor..
Hayatım gibi.Tepetaklak.
Bahar geldi,etraf renklenmeye başladı.Yılın en sevdiğim dönemi başladı.
Ama benim içimdeki kış henüz bitmedi.
yakın bir zamanda baharın enerjisine ve renklerine sarılabilmem için dua etmekteyim.
kış bitsin,gitsin.terk etsin beni.
yeşilde boğulmaya ihtiyacım var.
evimi özledim,bahçemizi,ailemi,köpüğümü.
Denizi özledim.
Aksazlar plajında güneşlenmeyi,müziğimi dinlemeyi.
dalmayı özledim.
yengeçlerle oynamayı da.
akşamları serin havada bahçede oturmayı bir başıma.
babamın rakısını çalmayı da.
karşılıklı içmeyi de.
annemle kurabiyeler yapmayı da.
köpükle yerlerde yuvarlanmayı da.
cır cır böceklerinin kafamı şişirmesini de.
çok özledim.
ama dediğim gibi..
özlediğim herşey çok uzakta!
| etki tepki |
13 Nisan 2010 Salı
hı?
Bursa'ya gittim geldim,büyükanneleri ziyaret ettim,huzur depoladım,yeğenleri sevdim kokladım,dedeyle sohbet ettik aylardan sonra kendimi saf ve temiz hissettim..İstanbul'dan uzaklaşmasaydım delirecektim.
şimdi şu hastalık haricinde huzurlu ve mutluyum..
| etki tepki |
25 Mart 2010 Perşembe
Meleğime..

Çok özlediğim ablam,annem,canım,kalbim..En yakın arkadaşım,bazen benim minik kardeşim bazen sırdaşım..Meleğim..
Öyle seviyorum ki seni,kılına zarar gelse içim sızlıyor,gözlerinde bir damla yaşa tahammülüm yok,seni üzen,kıran herşeye düşmanım ben de.
Hayatına ben yön verebilmek isterdim hep güzelliklerle dolu olsun diye.Hep gül diye.
Senin benim için yaptıklarını kimse yapmazdı..
Benim böyle şımarık olmamın nedeni sensin çünkü her istediğimi yapmak için didindin bunca yıl.
En zor anlarımda sen koştun yanıma,anneme çaktırmadın hiç bir hatamı,kötü giden derslerimi senin verdiğin öğütler sayesinde düzelttim,senin için üniversiteyi kazandım ve inan ki senin için başarılarım..
Sen olmasan ben şu an bulunduğum yerde olamazdım,senin tüm desteğin beni bu günlere getirdi.olmak istediğim bir yerdeyim ve bu senin bana verdiğin güç ile oldu.
Bunca ay senden,sizden uzakta olmam benim için kolay olmadığı gibi sizler için de kolay değil,görüşemesek te,çoğu zaman konuşamasak ta yanımda hissediyorum,biliyorum ki kanatlarını germişsin üzerime.İşte bundan benim korkusuzluğum yalnızlığıma karşı.
Çünkü her zaman yanımdasın hiç bir engelin bizi ayıramayacağını çok iyi biliyorum.
SENİ HERŞEYDEN ÇOK SEVİYORUM ABLAM..
| etki tepki |
18 Mart 2010 Perşembe
çoban yıldızı
daha deniz görmeden
hiç güneşte yanmadan
şimdi ölmek istemem bir kalbi sarmadan
aşkı tatmadan daha
onla sarhoş olmadan
hiç sevişmeden daha
şimdi ölmek istemem daha hiç gülmeden
çoban yıldızı
sen benle kal çoban yıldızı
hep benle kal
zamanın varsa..
ben hiç kimsem olmadan
tepeden tırnağa ona hiç sarılmadan
şimdi ölmek istemem kalbine dokunmadan
hadi al götür beni
hala benimmişler gibi evime,yurduma
taze meyve tatları yağmurlarında
çoban yıldızı
sen benle kal
zamanın varsa biraz daha...
| etki tepki |
15 Mart 2010 Pazartesi
ella
elif şafak
| etki tepki |
14 Mart 2010 Pazar
cefa-sefa-cefa
| etki tepki |
-yine de es ey deli kız!..
(9)
| etki tepki |
mavi hüznün rengi
yağmur yağacak gibi,aslında yağmuru çok seviyorum ama bu gün moda tarafına gidesim vardı,biraz da hasta gibiyim güvenemiyorum eğer çıkarsam yağmura yakalanırsam iyice kötü olurum diye..odada oturmaktan da sıkıldım ne yapsam birşey bulamadım..dolabımı kurcalarken bir kaç eski defterimi buldum öss öncesi yazdıklarımı onları okudum ne günlermiş dedim,bursa'dan bile taşınmamışız daha,evimizdeyiz,benim sabahlamacalarım,içtiğim yüzlerce kupa koyu kahveler,annemin ablamın verdiği öğütler,güzel günler...
içimde bir şeyler sızladı onları okurken,o günlere dönebilmek istedim bir an,henüz kimse kendi yollarına gitmemişken onlara sımsıkı sarılıp o anıları kumbarama kilitlemek istedim..
kalbimde bir burukluk var bu gün.gözlerim sık sık doluyor,bu sabah ağlayarak uyandım yine,yine bir kabus,yine aynı kabus..
bu kez uyandığımda bana sarılarak düşünme böyle şeyler diyerek geçicek hepsi demedi kimse.
yalnız uyanmak hiç bu kadar acıtmamıştı ruhumu.
hiç bu kadar umutsuz olmamıştım ruhuma karşı.
maviler sardı beni bu gün,gökyüzü grimsi mavi,deniz tatsız bir mavi.
pijamalarım bile sözleşmiş gibi mavi.
ellerimin soğukluğu geçmek bilmedi,açık pencereyi kapatmaya bile üşeniyorum,yatakla bütünleştim çıkamıyorum içinden..
bu huysuz bulut lütfen gitsin artık.git.git.git.git...
böyle mavileri sevmem ben...
| etki tepki |
çok değil ki
bir içten gülüşünle ışısın gecem
uzun suskunlukların dilsiziyim
sesin aksın kulaklarımdan dupduru,dağ suları gibi serin
yüreğimin ölü topraklarına
kirpiklerin gölgelesin yüzümü,gözlerin ömrümün göğü olsun demiştim..çok değil ki..
bir uzun yürüyüş düşlemiştim avuçlarının ince çizgilerinde
öperek ürkek gülümsemeni usulca
dünya tepeden tırnağa dek sen
buğulansın istemiştim ilk nefesinle içimin buzlu camları
rüzgarda titreyen dallar misali
-bilsen unutmuşum nicedir-
ürpersin tüylerim
tel tel her değdikçe savrulan saçların solgun tenime
çok değil ki,kırılsın acının ayazı
mutsuzluk dinsin biraz demiştim
bin uzun güz geçmişti bin uzun hüzün
sevgi denilen o ilkyazın üzerinden
yaşamak eski sevincini çoktan yitirmişti
düşsün istemiştim yüzünün sabahından ömrümün akşamına bir düş inceliğinde
öpüşün,dudağında çiçeklenen çiy taneleri
çok değil ki,çok değil ki diz çöküp
göğsünün köpüren pınarlarından içeyim istemiştim hayatın can suyunu
ağzının pembe ufuklarında soluklanarak
bir dem barışık olsun can ile ten demiştim
bir dem iliklerimde duyayım yaşamayı
uyumun mutluluğunu sende bularak..
| etki tepki |
5 Şubat 2010 Cuma
Geri dönüşler acıtır insanı..
Bir harmanım bu akşam,bir huzur bir huzursuzluk,bir mutlu bir gözlerim buğulu..
ama esas olan bir şey var ki:kaç yaşımıza gelirsek gelelim büyüklerin bizi hala çocuk olarak görmeleri ve değişmeyen şefkatleri...
İyi ki varsınız..
| etki tepki |
25 Ocak 2010 Pazartesi
Aşk
tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa,yazık..
her an her nefeste yenilenmeli..yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli''.......
(aşk sf:400)
| etki tepki |
15 Ocak 2010 Cuma
Kelimeler
Biz 3 kız arkadaş gittik mekana öylesine gidiyormuş gibi sanıyordum,ama bir girdim bütün arkadaşlarım orada ve hala anlamadım bensiz nasıl buraya gelirsiniz diye çıkıştım bile insanlara,sonra ben çemkirirken la vie en rose eşliğinde en sevdiğim pasta geldi önüme zaten ağlamaya meyilli olan ben başladım salya sümük ağlamaya:) bir yandan çemkiriyorum bir yandan mum söndürmeye çalışıyorum bir yandan gözlerimi siliyorum derken en güzel doğumgünümü yaşamış oldum..
hediyelerim kucağıma sığmadı,nasılsa zevkimi biliyorlar:) herşey mükemmeldi ama esas olan orada o kadar insanın benim mutluluğum için toplanmış olmasıydı..Hiç bir zaman böyle kalabalık bir kutlamam olmamıştı,hiç bu kadar dostum olmamıştı çünkü..
İstanbul'da ki hayatın bana kattığı en harika şey de bu zaten..
Herkes özenle giyinmiş,herkes gözlerimdeki ışığı görmek istercesine gözlerime bakıyordu,ve ben dünyanın en mutlu insanıydım dün gece..
Jadore'da ki nostaljik kutlamadan sonra akdeniz'e gittik,orada değişik kokteyller içtim en güzeli ''my birthday''di ..ertesi sabah sanki dişçiye babam gidecekmiş gibi sabahın 4'ünde üzerimdekileri çıkaramadan kendimi yatağa attım..
Bu sabah başımdaki zongurdamayla beraber vurdum kendimi dişçimin yollarına..Beklenen acı saatler gelmişti:)
bu konuda fazla detaya girmeyeyim çünkü insanlar benim büyüttüğümü söylüyor sinirlerin alınması ve kanal açılması çok sıradan ve acısız bir şeymiş gibi:(
çocukluğumdan beri korkarım ben dişçiden ve o korkunç aletlerden..
herneyse..
şu an acılarım geçti çünkü artık sinirlerim yok..dolayısıyla;adam kanal açmak için isterse kepçe kullansın yine de hissetmeyeceğim...
odadayım,okula gitmedim pazartesi ve salı kur bitirme sınavım var ve salı akşamı 9:20 otobüsü ile fethiye yolcusuyum..ailemi çok özledim...tam doğduğum saate yakın bir zamanda annemin yanında olabileceğim ne güzel..
5 aydır görmüyorum ailemi..bu çok fazla ama zaman nasıl geçti anımsayamıyorum pek..
bana kolay da bekleyenlere zor..
herşey de olduğu gibi..

| etki tepki |
13 Ocak 2010 Çarşamba
| etki tepki |
30 Aralık 2009 Çarşamba
Yeni yıl'ı beklerken..
Bir yaş daha yaşlanmak üzereyim...
Zamanın hızı beni şaşırtmaya devam ediyor..Eski fotoğraflarıma bakarken,o yıllarda yaşadığım tüm duyguları ve olayları da hatırlıyorum,eskiden daha güzel acırmış canım,daha içten ağlarmışım,daha gerçek gülüşlerim varmış..Zaman geçip büyüdükçe,tün gerçekliklerimi de kaybedişime anlam veremiyorum..Şarkılar daha az acıtır oldu,filmlerde ağlayamıyorum pek..Şarabı içerken ağzımı buruştururdum şimdi bir şişe bitiriyorum rahatlıkla..yalnız kalabilmek için çırpınırdım evde,şimdi istiklal caddesinin göbeğindeki yurdumun odasında yalnız kalmamak için çırpınıyorum..Daha korkak oldum cesur bi hayat yaşayacağımı sanarken..Daha yalnızlaştım insanları yanımda sanarken..
Gülüşlerim bile yarım yamalak,hıçkıra hıçkıra ağlamayalı kaç zaman geçti bilmiyorum..
Bu benim ailemden ayrı ilk yeni yılım olacak,ilk yaş günümü de bir başıma kutlayacağım...
Artık üzülemiyorum,kalbim katılaştı sanırım..
Ama tüm kalbimle tüm insanlar için gözlerinden yaşlar akana kadar gülebilecekleri bir yeni yıl diliyorum..Umarım herşey dilediğiniz gibi olur..
Benim yeni yıldan beklediğim çok çok özeli bir şey yok..Sanırım sadece ''huzur ve gördüğümde mutlu olabildiğim o rüya'dan oluşan geceler''istiyorum...
Hepinizi seviyorum...
| etki tepki |
26 Aralık 2009 Cumartesi
1 Kasım 2009 Pazar
bıdı
Çocukluk anılarımı yeniden yaşadım babaannemde.o günlere geri dönebilsem keşke..bol şekerli bol çikolatalı ve çilekli..cıvıl cıvıl renkli...herşeyi bırakıp kaçmak istiyorum..Artık eskisi kadar sık yazamıyorum,yazıya sığınamıyorum,çünkü dersler ağırlaşmaya başladı ve vaktimi alıyor..Bunun dışında annemi bayramda görebileceğim Bursa'da buluşacağız..Maalesef ablamı ve babamı göremeyeceğim,onlar Fethiye'de..Neyse ki zaman hızlıca akıp gidiyor sömestrde gideceğim yanlarına..Anlayacağınız benim işim hep gün saymak..Hep zamanla yarışmak.hep zamanla uzlaşmak..
| etki tepki |
19 Eylül 2009 Cumartesi
Yine,yeni bir elveda..
istemiyorum işte,gitmek istemiyorum,mecbur olmasam bu gidişe annemin dizinin dibinden ayrılmasam hiç,her istediğine''peki anne''desem keşke..İstanbul'un keşmekeşine karışmak,tozunda toğrağında kirlenmek istemiyorum..Korkuyorum,isteksizim..
''Herşey güzel olacak''yalanına sığınmak huzursuzluğumu dindirmeye yardım eder mi? ya da düşüncelere dalmamak adına sürekli bir şeyler yapsam..Boş vakit ayırmasam kendime...
Kendimi dinlemeye fırsatım olmasa o zaman belki daha katlanılır olur hayatım..Gün gelir geçer akşam olur akşam biter sabah olur vs...aylar nasıl geçmiş bir bakmışım anlayamamışım...
İşte böyle bir şey mümkün mü?
Sevdiğim her şeyim burada kalıyor,almıyorum yanıma,anılarımı minik pırıltılarımı burada bırakıyorum bir gün gelip huzura yeniden sarılacağım,onları yanımda götürürsem İstanbul kirletir onları...
İstanbul'da beni bekleyen kimse yok,yolumu gözleyen kimse yok..beni koşulsuzca seven insanları ardımda bırakıp gidiyorum yapayalnızlığa adım adım...
ne üniversite ortamı,ne gece gezmeleri ne partiler...hiçbirinde gözüm yok bunları yaşamamış insan da değilim zaten,tek istediğim birazcık huzur her zaman..bu akşam can yakıcı,herkesin beni mutlu etmek için çırpınışına rağmen direniyor gözyaşı..Akşam çok sevdiğim için mangal yakılacak,zaten tüm hafta peş peşe tüm sevdiğim yemekler bol bol yapıldı..Biliyorum ki hiç bir yerde annemin yemeklerinin tadını bulamayacağım..çarşafımda yastığımda ki beyaz sabun kokusunu hiç bir yerde duyamayacağım...En kötüsü beni gerçekten seven herkesten çok uzakta olacağım...babamın rakı içerken bahçeyi dolduran anason kokusunu,annemin güven veren sesini mis kokusunu,ablamla kavga etmeyi,köpüğün patilerini öpmeyi,küçücük odamda kitap okumayı çok özleyeceğim.
Hepiniz kalbimsiniz..
| etki tepki |
5 Eylül 2009 Cumartesi
özlediğim onca şey var ki..ve kavuşamayacağım özlemler bunlar,gideremeyeceğim özlemler..
yıllar öncesine dair özlemler,saflığa özlemler,okul sıralarına özlemler...karda yuvarlanmaya,okul çıkışlarında gidilen anneanne evine,tatillerde gidilen babaanneye özlemler...elimde kalanlar ise buruk anılar..güzel günler,soğuk geceler uzun ama bir nefeste geçip giden yıllar var ardından bakakaldığım..
şimdi kavuşabileceklerim yok denecek kadar az ve bir o kadar uzakta...yollar girince araya insan daha bir hassaslaşıyor bu konularda..şimdi doğduğum şehire çocukluğuma,saflığıma öyle uzaktayım ki..sıla özlemi mi bu şimdi,ama ben oraları sevmezdimki..ama seviyormuşum demek,yoksa neden burnumda tütsün oradaki anılarım,yıllarım...
Şimdi ağlıyorum gizlice..herkes uyudu,ben düşlüyorum geçmişi geleceği...gelecek ne getirecek bilmiyorum..ama asla çocukluk anılarımı bir daha bulamayacağım hiçbir yerde hiçbir zaman...ayrılıklar sardı ömrümü,hep sevilen şeylerden ayrıldık bir şekilde..insan hayatı ne zor,anın kıymetini bilmeli ölümsüzleştirmeli bir şekilde,yaşlandığımızda anacağımız,güzel şeyler olmalı,efkarlanıp özleyeceğimiz günler olmalı...
zamanın hızına şaşıyorum elimden hayatım akıp gidiyor,yüzümde çizgiler belirecek aklar düşecek saçlarıma,sevdiklerime veda etmek zorunda kalacağım ölüm denen soğuk şey hep kapıda...Güz ayrılık taşırmış,hep ayrılıklardan söz ediyorum farkındayım..hayata sarılmalı,güze inat tutunmalı,sevmeliyiz her şeyi...elimizde avucumuzda bir boşluğa bakakalmamalıyız.....
kederli kederli yazıyorum böyle,ama içimde bir umut her zaman vardır bilirim kendimi..bakmayın hüzünlendiğime...Bana gülücükler yakışır=)
| etki tepki |
21 Ağustos 2009 Cuma
göç
doğup büyüdüğüm şehire,sokaklarında oynadığım semte,düşüp dizlerimi kanattığım yollara veda ettim...kolay olmadı ama inanıyorum ki nereye gidersem gideyim içimde büyüttüğüm o küçük kız ve küçücük dünyası da benimle gelecek...ardımda kalan eski aşklarım,eski dostlarım ailemin büyük bir bölümü,herşey ama herşey yine benimle burada...bir iz bile silmedim hafızamdan şehirden ayrılırken...oraya bir daha kolay kolay yolum düşmeyecek uzun bir süre biliyorum..
Bu yüzden yaklaşık 14 saat süren uzun yolculuğumuz boyunca gözümü kırpmadım yolları,evleri seyrettim...upuzun yolları,virajları geçtik,bir sürü şehirden geçtik,sonunda sabah 4 gibi yeni evimize geldik..bizi Fethiye girişinde babam karşıladı,köpük delirdi tabii onu görünce,sarıldık koklaştık uyuduk bir iki saat,kamyon bizden çok sonra geldi biz yerde çarşaf serip öyle uyuduk..tahtalar biraz sırtımızı acıttı ve her yer yeni boyandığından boya kokusu biraz başımı döndürsede en huzurlu uykumu uyudum o sabah...eşyalar geldi nihayet akşama kadar temel eşyalar yerini buldu,bu gün buraya gelişimizin 1.haftası ve hala tam olarak yerleşemedik...hala eksikler ve yapılacak minik işler var..tabii her gün iş yapmadık,denize gittik gezdik dolaştık...bahçe ile uğraşmaya başladım bu günlerde,çok işi var ama zamanla orası da cennet gibi olacak...kışa doğru turunçları toplayıp bir güzel reçel yapacağım:) babama söz verdim..köpük apartmanda büyümüş bir köpek olduğu için neye uğradığını şaşırdı..salon hanımı çizgisini kolay bırakamadı ama şu an doğaya ayak uydurmuş gibi görünüyor,en azından toprakta yatmaya başladı..bahçeye giren kedilerle başı biraz belada,zamanla onları da kovalamamayı öğrenecek yoksa bir pati yiyecek ki o anne kediden o zaman görücek gününü:)
kuyudaki su bitmiş ağaçları sularken zor oluyor hortumumuz bile çıkmadı daha piyasaya kovalarla su taşıyorum bahçeye..ha bu arada karıncalarla da benim başım dertte...alışamadım ben bir türlü..sanırım bende apartman çocuğu olmamdan dolayı adapte sorunu yaşayacağım bir müddet daha...odamı yerleştirdim çok şirin oldu,bir kaç eksiği var,kitaplarımı koyacağım bir yer yok duvarlara bir sürü raf yapacak babam çünkü sığdıramadım bir yere..önümüzde 2-3 ay daha yaz var,sıcaklar biraz azalsa da yine sıcak oluyormuş teyzeler söylüyor...yani mont ve eldivenlerime hasret kalacağım..allahtan yağmur oluyormuş:)ona talim artık nabalım...
he yine bu arada buradaki insanlar aşmış olayı,getto halinde yaşamıyor kimse,herkes iç içe...çingenesi de köylüsü de turisti de bir arada yaşıyor..gruplaşma olmaması hoşuma gitti..bir kaç kimsesiz teyze ve dede var mahalleli ortaklaşa yemek götürüyor,bunlar çok güzel minik detaylar..sokak hayvanları da taşla kovalanmıyor herkesin kapısı açık kediler köpekler koyun koyuna yatıyor..komşuluk kültürü ölmemiş ne kadar güzel..dün karşıki teyze bir tabak dolusu incir getirdi:) bir güzel yedim bende..bu akşam tabağını boş vermemek için tatlı yapacağım,adet böyle:=) tam da hayalimde ki gibi şehrin içinde olsa da şirin beyaz bir köy evi burası,arka sokağımızda kaya mezarları var dağa yaslanmış,Fethiye kalesi de bahçedeki en güzel manzara,gece yıldızlar çok parlak ve yakın görünüyor,cır cır böcekleri kafa şişiriyor:)annemin çeyizinden dantelleri çıktı sonunda,her şey birbiriyle bütünleşti..bu beyazlığı sevdim..bu şehir de kristalleşebileceğime inanıyorum...hadi bakalım göreceğiz..
yeni hayata merhaba!
| etki tepki |
29 Temmuz 2009 Çarşamba
Kalbini engelleme!Engelleri kaldır!!
Her şey “insan” olmakla başlar. Hepimiz aynı şekilde
doğduk, aynı şekilde
doyduk, çocuk olduk. Sonra büyüdük, olduk. Kadın ve
erkek olduk. Yaşlı ve genç.
Özgür ve tutuklu. Siyah ve beyaz. Farklı
sıfatlar verildi her birimize: uzun,
kısa, şişman, güzel, çirkin, “engelli”
olduk. Eşit olamadık bir tek. Hani herkes
eşitti hayatta?! Neden bazıları
daha eşittir ki bu hayatta!
Sen… Sokağa
çıktığında kaç tane engelli ile
karşılaşıyorsun? Karşılaştığında ne
düşünüyorsun? Bir şey düşünüyor musun?
Türkiye nüfusunun yüzde kaçı engelli
biliyor musun? Sokakta bir engelli
görmek için kaç engelin var farkında mısın?
Peki onların nasıl
yaşa(yama)dıklarının?
Büyüdüğünde kim olursan ol, ne
yaparsan yap eşit
yaşamak için çalışan insanlar var burada! Her insanın birçok
engeli ve bir
kalbi var. Kalbini engelleme, engelleri kaldır!Eğer sen de
insan olmayı
önemsiyor, “bir engel de ben olmayayım”
diyorsan;
http://www.engellerikaldir.com ‘a girerek destekleyenlere kendi
adını
ekleyerek hassasiyetini gösterebilir, facebook grubuna tüm listeni davet
edebilir, msn iletine web site adresini yazabilir, blog veya sahip olduğun
mecralarda konuya yer verebilir, konu hakkında fikir ve önerilerini
e-posta gönderebilir, sponsor olabileceğini düşündüğün tanıdıklarına konuyu
paylaşabilirsin.
Gün gelecek, herkes önce “insan”
olacak…
Engelleri Kaldır
Hareketi
| etki tepki |
adı yok
biliyorum
Sıradan bir alışkanlık,körleşmiş
bir küçük ayrıntıyım
biliyorum
Bir sigaranın tutuluşu örneğin
içilişi ve sonra atılışı
Öfkem biraz da bu benim
Ya siz biliyormusunuz?
Saygısızsam,saldırgansam ve acımasız
ilgisizlik besliyor kötü yanlarımı
Ya siz biliyormusunuz?
Yakıştırarak giydiğim hiç birşeyim yok
öyle tiksiniyorum ki üstümdeki giysilerden
gücüm yetse inan,becerebilsem
Tenimi bile soyunurum yüreğimden...
| etki tepki |
23 Temmuz 2009 Perşembe
Şimdi olsaydın keşke...
| etki tepki |
20 Temmuz 2009 Pazartesi
Relax?

Bu gün dokunsan ağlayacak haldeydim,ağladım da..Film izledim ağladım,kitap okudum ağladım,müzik dinledim ağladım,köpüğe sarıldım ağladım..
Ağladım da ağladım..hiç sevmem ağlamayı,allahtan yalnızdım evde..Ama rahatladım biraz..Şimdi daha iyi hissediyorum,köpük gözyaşlarımı yaladı,ağlama der gibi..Bu arada günün parçası Aziza mustafa zadeh yorumuyla Uzun ince bir yoldayım..Ard arda yüz elli kere dinlemişimdir heralde:)
Aşık Veysel'i anmadan da geçmeyelim,ruhun şad olsun Aşık'ım...
| etki tepki |
19 Temmuz 2009 Pazar
Kandil sabahı!
| etki tepki |
15 Temmuz 2009 Çarşamba
Yağmurla gelen tembellik
| etki tepki |
10 Temmuz 2009 Cuma
Une belle histoire
Bu parçayı dinlerken kaybettikleri aşklarına ağlayanlar,bu parçayla sevdiğine romantik anlar yaşatanlar,bu parçayla içenler,bu parçayla sevişenler...Gözümün önünde sahil beliriyor,insanlar bir ağızdan eşlik ediyor..Hayalbazlık işte benimkisi....Kendimin değil de diğer insanların ve hatta şu an hayatta olmayan insanların hayatlarına yolculuk etmek...Onların hayallerini tahmin etmeye çalışmak,onların bitmiş hayatlarının bir parçası olmak istemek..
Güneşli bir günde ilk buluşmaya gitmek için hazırlanan genç kızlar ne hissediyorsa onu bulmak istiyorum belki de..Yaşanmışlıklar-yaşanmamışlıklar ile dopdolu hayatların içine saygısızca giriyorum bazen kızıyorum kendime ama hayal işte..Düş gücü benim ki...Bu yüzden daha masumane yaptığım şey..Oysa o kişiler bunu hissediyordur eminim..Kendini bilmezin biri özel hayatlarını ırgalıyor..=)kötü bir niyetim olmadığını da biliyorlardır o zaman..Bitmiş tükenmiş ömürlerinde yaşayamadıkları ne varsa belki de kendim yaşayabileyim istiyorum onlara adamak uğruna..Ruhlarını biraz olsun ferahlatmak adına..
Bu yüzdendir merakım sevgili genç kızlar ve genç beyler...Yaşlanıp ölmüş ya da elinizde olmadan ölmüş de olsanız..Bilseydim arzularınızı,söylemek istediklerinizi elimden geldiğince gerçekleştirirdim onları...Eski aşkına olan özlemini söyleyemeden göçüp gitmiş birinin söylemediklerini taşırdım diğerininin taşına...
Hayaller gerçek olsa keşke değil mi???
| etki tepki |
7 Temmuz 2009 Salı
Dönüş yok
herşeyi bırakmak,ardıma bakmadan uzaklaşmak...adını sanını bilmediğim bir sahil kasabasına ulaşmak istiyorum...sadece mavi deniz,bir kaç küçük ev,küçük küçük insanlar olsun...sade olsun,yalın,gösterişsiz,az bilen ama sıcak insanların olduğu bir yer istiyorum..koca koca binalardan ne kadar uzaklaşabilirsem o kadar uzaklaşmak,ukala insanların ukala sohbetlerinden sıyrılmak istiyorum..sadece sevdiğim müzikleri ve kitaplarımı alacağım yanıma,ve çok çok düşlerimi...minik bir dünya kurmalıyım kendime,ben gibi...benim diyebilmeliyim..sadece benim...konuşacak bir kaç dost köpek bulurum nasılsa kendime,kaybolurum sularda,köpüklerin içinde..sahilde yürürüm çıplak ayak..şehir karmaşasından en uzak şekilde.. ama sonra bir gün dayanamam aile özlemine,başladığım her iş gibi bu da yarım kalır..döndüğümde arkamda kalmış bir kişiyi bulamam belki,ama ailem her zaman beni bekliyor olur..bak şimdi!!!düşlerimi yazarken tatlı birer düş olma özelliğini illa ki kaybediyorum...gerçekçi olmak istemiyorum,gerçeklerden biraz olsun uzakta olsam ne iyi olurdu oysa..oysa realizmden çok romantizm'i severim ben,bu ne ki şimdi..neden yazımın sonunda dönmeyi koydum ki aklıma?
Dönmeyeceğim işte..dönmeyeceğim...mavi dünyamda kendi başıma uçsuz bucaksız denizi seyrederek öleceğim...gelmeyeceğim bu şehire!Kim beklerse beklesin...sadece kendimi düşünmeliyim orada..kendimi bulmam gerek....kayboldum kirliliğinizde...arınmak gerek.....
| etki tepki |
6 Temmuz 2009 Pazartesi
04:39
| etki tepki |
Bugünlerde...
| etki tepki |





















